Usul İlmi Açısında Mekruh Nedir?
Usul İlmi Açısında Mekruh Nedir?
Mekruh/Kerahet sözlükte kötü görmek, hoşa gitmeyen, çirkin görmek, istememek, sıkıntı ve zorluk içermek gibi anlamlara gelir.
Fıkıh Usulü Haram oluşu kesin nasla sabit olmamakla beraber kötü ve çirkin oluşu fıtrı ve tecrübeler açıkça bilinen kötü şeylerdir.
Teklifi Hüküm Açısından: Allah'ın mükelleften bir işi yapıp yapmamasını istemesi veya onu serbest bırakması beş ana ihtimale göre ele alınır. Kesin ve bağlayıcı tarzda yapılmasını istedikleri vacip/farz kesin ve bağlayıcı olmaksızın yapılmasını istedikleri mendup, kesin ve bağlayıcı tarzda yapılmamasını istedikleri haram, kesin ve bağlayıcı olmaksızın yapılmamasını istedikleri mekruh ve serbest bıraktıkları mubah terimiyle ifade edilir.
Cumhur fukahan'ın çoğunluğuna göre: Allah'ın yapılmamasını kesin olmayarak istediği şeylerdir.
Hanefi mezhebine göre: Mekruh Allah'ın zanni bir delille yapılmamasını istediği şeylerdir ve bu yönüyle Hanefiler mekruh iki kısımda değerlendirirler;
Tahrimen mekruh ve Tenzihen mekruh
1- Tahrimen Mekruh: Kesin olmayan naslar itibariyle harama yakın olan fiillerdir. İmam Muhammed'e göre bu haramdır. Cumhur ulema böyle bir ayrıma girmemiş ve katî meselelerde haram demiştir ve zanni meselelere sadece mekruh demişlerdir.
2- Tenzihen Mekruh: Bu da Hanefi alimlerin ortaya koyduğu bir ayrımdır.
Hüküm olarak hanefilere göre tahrimen mekruh işleyenler kınanır ve bunlardan kaçanlar övünülürken, Tenzihen mekruh ise helale yakındır.
Mekruh İfade Eden Kelime ve Terkipler;
fade ettiğimiz gibi bu kelime ve terkipler neyin haram, küfür, şirk, helal ve mekruh olduğunu ifade eder ve bu yönüyle usul ilminde bu kelime ve terkipler iyi bilinmesi gerekir.
1- Nehyeden bir siganın harama dalaletine mani olan ama aynı şekilde kerahate delalet ettiğine dair bir karinenin bulunmasıdır.
İster söz ister fiil şeklinde olsun bu şekilde gelen mekruhtur. Nitekim;
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَسْـَٔلُوا عَنْ اَشْيَٓاءَ اِنْ تُبْدَ لَكُمْ تَسُؤْكُمْۚ وَاِنْ تَسْـَٔلُوا عَنْهَا ح۪ينَ يُنَزَّلُ الْقُرْاٰنُ تُبْدَ لَكُمْۜ عَفَا اللّٰهُ عَنْهَاۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ حَل۪يمٌ
Ey iman edenler! Açıklandığında sizi üzecek şeyleri sormayın. Kur’ân indirilirken sorarsanız size açıklanır. Allah onu affetti. Allah (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr (Kulların hak ettikleri cezayı erteleyen) Halîm’dir. (5/Mâide, 101)
Bu ayeti kerimede gelen nehiy sigası genel açıdan kerahate delalet etmektedir. Bu da onun mekruh olduğunu gösterir.
2- Gelen nasların kerahat gibi yapısı olması ya da kerahat bildiren bir kelime veya üslubun kullanılmasından anlaşılır. Nitekim Rasulullah aleyhisselam bir hadislerinde;
Allah dedikodu yapmayı, çok soru sormayı ve malı israf etmeyi mekruh kılmıştır. (Buhari)
Allah'ın en nefret ettiği ve buğz ettiği şey helal boşanmadır. (İbn Mace)
Gürsel Gürbüz
BİR CEVAP YAZ